14:31  AHH MERSİN, VAH MERSİN....  10:20  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-5  10:19  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-4  11:39  MTOSB HıZLA BÜYÜYOR  11:33  SEÇER: “BELEDİYEDEKİ TÜM HARCAMALAR BENİM KONTROLÜMDE”  11:29  MERSİN’İN DOĞU SAHİLLERİ YENİLENİYOR  11:27  BAŞKAN YıLMAZ BIRLIK ÇAĞRıSı YAPTı   11:19  GENÇLIK KAMPLARı NIYE KAPALı?  11:16  AKDENIZ’DE AÇıK HAVA SINEMA GÜNLERI BAŞLADı  14:45  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-3  10:51  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-2:   09:54  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-1:   09:51  BAYRAMDA GÖRDÜKLERİM / GÖREMEDİKLERİM...  14:30  KAZ DAĞLARI YÜREKLERİ YAKIYOR  14:28  DEPREMİ UNUTMA  09:52  LOJISTIK SEKTÖRÜNDE TEHLIKE KAPıDA   09:49  BAŞKAN GÜLTAK, PAZARCı ESNAFıNıN KAHVALTıSıNA KATıLDı  09:33  YABANCI TURİST MERSİN’DE 2 GÜN KALIYOR  09:31  ESKI MıSıR’DA BESLENME  12:54  ÜRETIM DEVRIMI’NIN ANAHTARı ‘DEVLETÇILIK İLKESI’DIR 

ATATÜRK VE CHP

Av. İzzet Uludağ

"CHP Genel Sekreteri Recep PEKER, CHP ile ilgili bir vesikayı Atatürk'e imzalatmaya getirdiğinde, Atatürk vesikanın üzerine 'partim' sözünü yazar. PEKER, 'Paşam, niçin CHP yazmıyorsunuz?' diye sorar. Atatürk de, 'Ne bileyim sonuna kadar CHP'nin benim partim kalacağını?' diye cevap verir." ( Falih Rıfkı ATAY, BABANIZ ATATÜRK, s. 57)

Atatürk'ün uzak görüşlülüğü.
Elbette ATATÜRK, sadece yaşarken CHP'nin başkalarının eline geçebileceğini değil, ölümünden sonra dâhi kurucu iradenin ve ATATÜRK'ü ifade eden ideolojik çizginin hilafına partide egemen olabilecek kişi, grup, hizip ve kliklerin eline geçme ihtimalinden söz etmektedir.
Atatürk, bütün partilerde iki çizgi arasında bir mücadele yaşanacağını daha Kongreler sürecinde görmüş, bunun önüne geçebilecek ideolojik sağlamlığa sahip devrimci kadroların yetişmesinde çaba harcamıştır. 
Atatürk, genç cumhuriyet karşıtı çizginin, parti iradesine aykırı unsurların, sadece suikastlarla, sabotajlarla, emperyalist destekli isyanlarla partiyi ele geçirmek isteklerinin, çabalarının yanında toplumsal farklılıkları derinleştirip kullanarak parti içinde etkin olmaya çalışılabileceğini ifade etmiş, bizi 100 yıl öncesinden bu konuda uyarmıştır.
Gerçekten de dünya tarihinde devrim yapmış partilerin, devrimci ve hatta sosyalist partilerin süreç içinde, emperyalist sisteme de bağlı olarak ideolojik ciddi kırılma ve sapmalar yaşadığını, kurucu iradenin zıttına bir yola girdiğini görüyoruz.
CHP de şerbeti kendiliğinden menkul bir parti değildir.
Son yıllarda zaten partinin her organda yönetime gelenlerin ALTI OK ve kurucu değerlerden oldukça uzaklaştığı, hatta kurucu iradeye ters bir yola girdiği "partinin yok olacağı korkusu" ile üyelerin ve taraftarların çoğunluğu tarafından açıktan seslendirilemese dahi, açıkça ortadadır. 
Maalesef, "gece yarısı mezarlıktan geçerken ıslık çalma" meselesi, ama korkunun ecele faydası yoktur. 
"Biz, 1930'ların partisi değiliz!", " Dersim'de analar ağlamıştır!" "Açılımı en iyi biz yaparız!" vb söylemleri, izlenen parti çizgisinin artık, milli devrimci ATATÜRK cumhuriyetinin ve CHP'nin kurucu iradesi ve çizgisi olmadığını, Atatürk'ün yukarıda alıntıladığımız saptamasının hızla hayata geçirilmek, sadece ATATÜRK resimlerinin değil, doğrudan kurucu felsefenin kapı dışarı atılmak istendiğini, ancak maalesef ATATÜRK'ün Recep PEKER'e endişesini ifade ettiği gibi CHP'nin bugün ATA'nın partisi olarak kalıp kalmayacağının yol ayrımında olduğunu çok daha net ve anlaşılabilir biçimde ortaya koymaktadır.
Ancak her şey bitmiş, CHP tamamen tasfiye edilmiş değildir.
CHP tabanı, her ne kadar kurucu ideolojik ve teorik temelden uzaklaştırılmış olsa da, üye ve taraftarların Atatürk sevgisi, bilinç altında ve parti tabanında hâlâ varlığını açıkça göstermese de sürdürmektedir. 
Ancak yine, öncelikle kabul edilmesi gereken husus, CHP içinde 2010 yılı sonrasında parti içinde ideolojik ve siyasi çalışmanın zaafa uğramış olması nedeniyle, Atatürk'ün kurucu çizgisine yabancı ve karşı bir takım unsurlar, kendi aralarında oluşturdukları liberal gruplarla birlikte özellikle partinin üst yönetiminde güç toplamaya başladılar. 2014 yılı sonrasında artık durum, partide en üst organlarda, TBMM'nde, İstanbul İl Yönetiminde vb Atatürk karşıtı en azından dört farklı neo liberal hizip ve kliğin güç topladığıdır.
Atatürkçüler, siyasi ve ideolojik olarak tasfiye edilmek üzeredir.
Bir neo liberal, açılımcı hizbin adayı olarak seçilen İstanbul İl Başkanı Canan KAFTANCIOĞLU'nun "Partide sadece ulusalcılarl anlayamıyorum" açıklaması, açılımın önünü açmak için yönetimde hasbelkader kalmış, taban üzerinde etkili Atatürkçülerin temizlenmesinin ön çalışmasıdır diyebiliriz.
CHP'de Atatürk'ün damgasının varlığını sürdürmesi için yapılması gereken, CHP'nin mevcut üst yönetiminin partiyi köklerinden koparan, şekilsiz neo-liberal çizgisine karşı, Atatürk ve ALTI OK temelinde milliyetçi ve halkçı, ideolojik bir çizgi mücadelesi vermek, bu kurucu çizgiyi partide yeniden hâkim kılmak, bu mücadelede rol oynayan devrimci, milliyetçi ve halkçı çizgiyi dikkatle takip ederek destek olmaktır, bugün bize düşen kuvayı milliye ruhuna uygun görevimiz budur.
Sakın unutmayın;
Atatürk, partiyi ve partilileri gözetliyor!
Şunu da aklımızdan asla çıkarmayalım;
NUTUK, sadece işgalci düşman ve Padişah güçlerine, emperyalistlerin ülkede kargaşa çıkartma ve genç cumhuriyeti boğma görevi verdiği karşımızda mevzilenen gerici ve bölücü kuvvetlere karşı kıran kırana verdiğimiz kanlı mücadelelerden söz etmez.
Aslında NUTUK, başından sonuna kadar, parti ve devrim mücadelesinde çatışan, ideolojik ve siyasi iki zıt çizginin kavgasını anlatır bize.
NUTUK'un bu devrimci ruhuna bu gözle nüfuz etmek, özünü kavramak cumhuriyeti de milli devleti de korumak için ilk görevimizdir zaten.


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Hen?z Yorum Yap?lmam??..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA