Selçuk Ölçer’le Kısa Bir Sohbet


Tarih : 28 Mayıs 2017 Pazar 13:52

ERDAL AKALIN (Ak Şaka)

Bu tarih ben yaştakiler için bile artık unutulan 27 Mayıs 1960 İhtilali adına tarihi bir gün olarak belleklerde yerini almıştır.  

Ama ayrıca bir başka anlamı vardır bu günün, özellikle Ölçer Ailesi adına.   27 Mayıs 2015 gününde Sevgili Dostum Mersin Yerel Basının Duayeni Selçuk Ölçer’i toprağa vermiştik.

Bir akşam önce Sevgili Tahire Ölçer aradı beni; “Yarın saat 11 sularında Selçuk’u mezarı başında anacağız. Seni de bekliyorum”. 

İtiraf etmeliyim ki, ben dahi unutmuşum Selçuk’u toprağa verdiğimiz günü.  Üstelik ayı bile şaşırdığımdan, Nisan ayı sonunda kendimce ziyaret ederek mezarını Selçuk Ölçer’i anmıştım.  Tabii bu hatamı Tahire ile paylaşamazdım! 

Tembihlenen saate Şehir Mezarlığı’na vararak, önce eşimin mezarını çiçeklerle bezedim.  Sonra ayırdığım çiçekler elimde Selçuk Ölçer’e yürüdüm.  

Eşi, oğlu, gelini ve torunu yanında Tahire Hanım’ın çok yakın akrabaları vardı mezar başında.  Bir de başıbozuklar olarak Sevgili Ali Adalıoğlu ve ben. 

Geçen yıl kalabalıktık Selçuk Ölçer’i anarken.  Yerel basından çok meslektaşı vardı anmak üzere.   Bu kez yeterince haberleşemedik belli ki, dostlarla.  Böylece bir avuç kalmıştık mezar başında. 

Önce çiçeklenmiş toprağın etrafında toplanarak okunan duaya içimizden katıldık.  Bize düşen bölümde de dualarımızı sunduk ruhuna Sevgili Arkadaşımızın. 

Vedalaşmayı takiben gittim mezarının kenarına oturdum, eskiden olduğu gibi ortak dedikodularımızı yapmak üzere. 

Neleri anlatabilir, yaşadıklarımızı nasıl anlatabilirdim ki! 

Referandum travmasını anlatsam, eminim ruhu sıkılırdı. 

Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinin başına gelenleri, aylardır neden olduğu halen tam bilinemeyen suçlamalarla meslektaşlarının hapiste oldukları anlatsam, eminim ruhunu azap içinde bırakabilirdim. 

Hatta ülkemizin güzide haber spikeri Nevşin Mengü’nün ekrandan çekildiğini anlatsam, aklı almazdı.   Sadece artık kişisel protesto hakkımı kullanarak CNN ekranlarına küstüğümü anlatabildim.  Eminim bana hak vermiştir Selçuk. 

Mersin İdman Yurdu bu kez gene bir alt lige düştü dediğimde, sanırım onun için sürpriz olmadı.   Tek iyi haberim var sana diyebildim; senin Mersin amatör liglerine kattığın heyecanı ve yakınlığı, genç bir spor muhabiri olan Esat Durak üstlendi.  Buna sevinmiştir! 

Sevgili Selçuk Ölçer, onurla cebinde taşıdığına inandığım sarı basın kartını yanında götüremedi ama eminim meslek onurunu yere düşürmeden kalbinde taşıyarak bizlere veda etmişti.   Medyanın güzel haberleri ile övündüğünü, akıl almaz kara haberlerle ruhunun azap içinde kaldığına adım kadar eminim! 

Anladım ki, fazla konuşarak ve olumsuz haberleri kulağına üfleyerek merhum dostumu daha fazla yormamalıyım.   Ayrıldım mezarı başından.   Arabama doğru yürürken nedense ağzımdan bazı dizeler dökülüyordu; 

“Yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
 yirminci asırlarda
 ölüm acısı.” 

Merhum ozan Nazım Hikmet, bu dizeleri sadece karısını teselli etmek için değil, bellidir ki, biz insancıklara da örnek olsun diye yazmıştır herhalde!  

Bakalım, 2018 yılının 27 Mayıs günü gene hep birlikte Selçuk Ölçer’i anmak için o mekânda buluşabilecek miyiz? 

Selçuk Ölçer’e rahmet, Ölçer Ailesi’ne sabırlar diliyorum


Etiketler : erdal akalın, selçuk ölçer, gazeteci




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    YORUM BULUNMUYOR!
 



ANASAYFA
HABER ARŞİVİ


KÜNYE


İLETİŞİM
MASAÜSTÜ GÖRÜNÜM

demokratmersin.com © Copyright 2007-2024 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden
yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA