11:06  BAŞKAN TUNA: GAYEMIZ, MERSINIMIZI ILERIYE GÖTÜRMEKTIR   11:02  ŞİFRE ÇÖZÜLDÜ..!  13:32  MEZITLI BELEDIYESI’NIN ÇIN’DE FINAL HEYECANı   13:30  MTSO SıFıR ATıK UYGULAMASıNA HAZıRLANıYOR  13:29  ÇARŞI PAZAR YANIYOR BİLESİNİZ  13:26  GAZETECI İBRAHIM YALÇıNER’DEN FACEBOOK NOTLARI   13:24  CHP’Lİ CENGİZ GÖKÇEL: ÇİFTÇİ BORÇLARI 110 MİLYAR  11:01  CHP MERSİN TOROSLAR BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI ŞERİFE ARICI YILDIZ:  14:50  CHP AKP’NİN ADALET KARNESİNİ AÇIKLADI  14:31  YEŞİLBOĞAZ: “KADIN HAKLARINDA GERİYE GİDİŞ VAR”  12:20  KıRMıZı BEYAZ, ARALıK 2018 SAYıSıNDA 68 GENÇLIK HAREKETINI ANLATTı  12:18  TFF, AKP VE KÜME DÜŞEN TÜRK FUTBOLU  12:15  TEKKE VE ZAVIYELER NEDEN KAPATıLDı?  12:12  CHP’LI BAŞARıR: MERSIN’DE HER KONUYU TAKIP EDIYORUZ  10:43  KOCAMAZ RESMEN İYI PARTI’YE GEÇTI  15:03  GÖLGELİ’DEN, KOCAMAZ’A ULTİMATOM  15:01  KÖSE; KADINLARIMIZA UMUT OLACAĞIZ  10:40  MEZITLI BELEDIYESI’NE MODERN ARŞIV SITEMI  10:38  KEMAL BEY KAYBETMEYE KOŞUYOR   10:35  GAZETECI İBRAHIM YALÇıNER’IN FACEBOOK NOTLARI  
Ege’de kayıp 18 ada ve aranan milli siyaset

Soner Polat’ın Kaleminden

Soner Polat / Aydınlık Gazetesi, 10.7.2018

Kimin peşine takıldınız?
 
Emekli Albay Ümit Yalım’ı yakından tanırım. Uzun sohbetlerimiz olur. Dürüst, güvenilir ve cesur bir subaydır. Türkiye’nin ulusal çıkarlarını savunmak için gecesini gündüzüne katar. Ahmet Takan’ın 5 ve 6 Temmuz günleri Yeniçağ’da üst üste yayımlanan yazılarını okuyunca gözlerime inanamadım. Teyit etmek için Albay Yalım’ı arama ihtiyacı duydum. Ahmet Takan’dan aktaralım. İki yazı olduğundan mecburen kısaltarak naklediyorum. Ara başlıklar bana aittir.

YABANCILARDAN İNCE’YE BRİFİNG

Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü (International Republican Institute-IRI) temsilcileri, 9 Şubat 2017’de Muharrem İnce’ye brifing verdi. Brifingte, IRI’nın 2017 yılı başında Türkiye genelinde yaptığı anket sonuçları hakkında İnce’ye bilgi verildi. Aynı gün İnce’ye brifing vermek üzere randevu aldığımdan (Alb. Yalım), İnce’nin daveti üzerine brifingin son bölümüne ben de katıldım. Brifing sırasında IRI Türkiye Direktörü, “Türk Milleti’nin rahatsız olduğu AKP’nin dış politika başlıkları arasında birinci sırada Ege’de işgal edilen 18 Ada ve 1 Kayalık’ın yer aldığını” söyledi.

ALBAY YALIM’DAN İNCE’YE BRİFİNG

IRI’nın brifingi bittikten sonra Muharrem İnce’ye Ege’de işgal edilen adalar ve Kıbrıs’taki gelişmeler konusunda en ince ayrıntısına kadar iki saat süreyle brifing verdim. İnce, “gereğini yapacağını” söyledi. Ancak, Anayasa Referandumu süresince ve sonrasında bu konuyu gündeme getirmedi. Muharrem İnce ile 21 Ekim 2017’de, İzmir Hilton Oteli’nde karşılaşınca, “Ege’de işgal edilen adalar konusunu neden gündeme getirmediğini” sordum. İnce, tebessüm ederek sorumu geçiştirdi.

İNCE MEYDANLARDA SUSTU!

Cumhurbaşkanlığı seçim yenilgisinin ardından kısa bir tatil yapıp Yunan adası Simi’ye (Sömbeki) yelken basan Muharrem İnce dönüşte CHP lideri Kılıçdaroğlu’na esaslı bir bayrak açtı. Şimdi, Türkiye’yi yönetme iddiası ile yola çıkan İnce’ye önce hatırlatıp sonra da sormak isterim. Seçim kampanyasında kullanılmak üzere arkadaşlarınız, Albay Yalım’dan işgal edilen Türk toprakları hakkında kapsamlı bir dosya istedi. Bu dosyanın İnce tarafından meydanlarda dile getirileceğini söylediler.

Ümit Yalım da bir dosya hazırladı. Brifing vermek üzere atladı arabasına Ramazan bayramının ikinci günü (16 Haziran) size ulaşmaya çalıştı. O gün İstanbul’da 4 ayrı yerde, Beykoz, Üsküdar, Sancaktepe ve Pendik’te meydan mitingleriniz vardı. Yalım, her nedense ulaşmak mümkün olmayınca dosyaları size iletilmesi için CHP milletvekili Mahmut Tanal’a teslim etti. Sonra da Mahmut Tanal’dan dosyaların size teslim edildiğinin teyidini aldı. Bekledi durdu... Ege’de işgal edilen Türk topraklarını belgeleriyle millete anlatacaksınız ve sorumlularından hesap soracaksınız diye... Bir cümle bile olsa değinmediniz...

BİR DAHAKİ SEFERE İMZA İLE TESLİM!

Ümit Yalım’a, “CHP milletvekili Mahmut Tanal’a teslim ettiği ile ilgili hususa, beni arayarak itiraz ettiğini” söyledim. Tanal’ın “Bana öyle bir dosya verilmedi. Verilseydi gereğini yerine getirirdim” sözlerini de aktardım. Yalım, bu itiraza şöyle yanıt verdi: İnce, adalar konusunu yine gündeme getirmeyince CHP’li arkadaşların talebi üzerine 16 Haziran 2018’de, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde adalar hakkında brifing vermek üzere İnce’nin Beykoz, Sancaktepe ve Pendik’teki mitinglerini izledim. Ancak İnce’ye ulaşamayınca, hazırladığım dosya ve yoğun diski CHP’li gazeteci Hıdır Ulağ ile birlikte aynı gün saat 21 sularında Pendik’te seçim otobüsünün direksiyonunda oturan Mahmut Tanal’a teslim ettik.

Ümit Yalım’ın tarih, yer ve saat verdiği söz konusu brifingde acaba Muharrem İnce’ye daha başka neler anlatıldı? Bu brifinglerin devamı oldu mu? Siyasette bu kadar da tesadüfler olur mu?

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Ahmet Takan’ın iki yazısının tamamını okumanızı tavsiye ederim. İnce’nin peşine takılanlar acaba biraz olsun durup düşünürler mi? Ama sorun genel olarak Türk siyasetinin sorunudur. Türk siyasetinin merkezinde Türkiye’nin yüksek çıkarları yoktur. Türk siyasetçisi ancak Batı’nın menfaatlerini ya gözeterek ya da dengeleyerek ayakta kalabileceğini hesap ediyor. Bu nedenle halka mal edemediğimiz hiçbir ulusal davayı günümüzün siyasetçileriyle savunamayız! Türk milleti dikkatli ve tetikte olmalı!

--------------------------------------------------------------------

Ege’de kayıp 18 ada ve aranan milli siyaset
 
Emekli Alb. Ümit Yalım’ın Muharrem İnce’ye bir türlü teslim edemediği dosya, “Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada Adacık ve Kayalık (EGAYDAAK)” sorununu yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdı. Yeni yönetim sisteminin gölgesinde kalan bu haber, aslında daha fazla ilgiyi hak ediyor. Ancak ulusal çıkar odaklı konular, maalesef Türk siyasetçisinin fazla ilgisini çekmiyor. İçe dönük, çevremize ve dünyaya sırtımızı dönerek yaşamaktan keyif alıyoruz. Bu nedenle etrafımızdaki çemberin giderek daraldığının farkında bile değiliz!

OTOMATİK TOPRAK DEVRİ OLMAZ!

Öncelikle, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, sorunun özü hakkında kısa bir bilgi vermem gerekiyor. Uluslararası hukuk gereğince, bir ülkenin belirli bir toprak parçası üzerinde egemenlik hakkı ileri sürebilmesi için bu alanın bir antlaşma ile kendisine devredilmesi gerekir. Hiçbir koşulda otomatik olarak hükümranlık hakkı doğmaz!

Yunanistan’a; Londra (30 Mayıs 1913), Atina (14 Kasım 1913), Altı Büyük Devlet Kararı (13 Şubat 1914), Lozan (24 Temmuz 1923) ve Paris (10 Şubat 1947) antlaşmaları ile isimleri resmen zikredilen, Osmanlı Devleti, Türkiye ve İtalya’ya ait ada ve adacıklar devredilmiştir. Hiçbir ülke Yunanistan’ın bu konudaki egemenlik hakkına karşı çıkmıyor.

YUNANİSTAN’IN ADALARIMIZDA DEVLET FAALİYETLERİ

Ancak Yunanistan bu antlaşmaların bütünüyle dışında, hiçbir antlaşmanın konusu olmayan Ege’deki en az 152 ada, adacık ve kayalık hakkında tek taraflı olarak hak iddia etmektedir. Bu çerçevede, kendi ana kıtasına yakın bu tür adalarda herhangi bir faaliyette bulunmazken, Türkiye’ye yakın adalarda devlet uygulaması tabir ettiğimiz, iskele, liman, fener, helikopter pisti, kilise gibi inşa projeleri ile egemenlik iddialarını pekiştirmeye çalışıyor. 18 adamız ve bir kayalık fiilen işgal edildi. Son dönemlerde işi daha da ileri götürerek bu adalarda askeri üsler kurmakta, askeri faaliyetlerde bulunmaktadır.

SORUN NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Sorun, büyük bir tesadüf eseri Figen Akad isimli Türk ticaret gemisinin 25 Aralık 1995 günü Kardak’ta karaya oturması ile Türkiye’nin gündemine girdi. Gerginlik, kısa sürede krize dönüştü. O dönemde izlenen milli politikalar nedeniyle Türkiye, bu sorunda ilkeli ve kararlı bir duruş sergiledi.

Türk Deniz Kuvvetleri, 1996 yılının Ocak ayının sonunda çok kısa süre içinde olaya müdahil oldu. Kardak adacıkları civarında kısmi deniz kontrolü sağladı. Olaya Yunan Deniz Kuvvetlerinin müdahil olmasını engelleyerek inisiyatifi ele geçirdi. Böylece Yunanistan geri adım atmak zorunda kaldı. Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları arasındaki karşılıklı suçlamalar, Yunan basınının manşetlerine taşındı. Bu olay sonrasında Yunan Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat yapısında köklü değişikliklere gidildi. 

KONU NİÇİN YAŞAMSAL ÖNEMDE?

Konu yaşamsal önemdedir. Çünkü ada, adacık ve kayalıkların, 1982’te Karakas’ta imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine göre kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeleri bulunmaktadır. Bu konu Türkiye ile Yunanistan arasındaki karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi ihtilaflı sorunların çözümüne de tesir edecekti. Türkiye’nin bu hakkından vazgeçmesini gelecek kuşaklar asla affetmez!

Ege’de zaten adil olmayan bir düzenleme ile kendi karasularına neredeyse hapsedilen Türkiye, bu konuda da geri adım attığı takdirde, Akdeniz’e açılamayacaktır. Yunanistan, devlet ve basın olarak bu konuda Yunan ulusunu dinamik ve canlı tutarken, Türkiye’de bu sorun Türk milletinden gizlenerek kapalı kapılar ardında müzakere edilmektedir. Yunan devlet adamları, basın karşısında kendi görüşlerini cesurca savunurken, Türk devlet adamlarının ne söylediği belli değildir.

Kardak’ta 22 yıl önce kükreyen Türkiye, bugün daha büyük olaylar yaşanırken niçin kuzuların sessizliğinde? Türkiye, bir an önce bu konudaki ulusal politikasını belirlemeli, meseleye yönelik tezlerini uluslararası kamuoyuna duyurmalı ve bu tezleri destekleyecek siyasi ve stratejik tedbirleri uygulamaya koymalıdır. Atılacak ilk adım siyasi partilerin ortak deklarasyonu ile Yunan işgalinin asla kabul edilmeyeceğinin vurgulanmasıdır. Bu irade gösterilebilirse, gerisi çorap söküğü gibi gelir.


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
demokratmersin.com © Copyright 2007-2018 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA