14:31  AHH MERSİN, VAH MERSİN....  10:20  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-5  10:19  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-4  11:39  MTOSB HıZLA BÜYÜYOR  11:33  SEÇER: “BELEDİYEDEKİ TÜM HARCAMALAR BENİM KONTROLÜMDE”  11:29  MERSİN’İN DOĞU SAHİLLERİ YENİLENİYOR  11:27  BAŞKAN YıLMAZ BIRLIK ÇAĞRıSı YAPTı   11:19  GENÇLIK KAMPLARı NIYE KAPALı?  11:16  AKDENIZ’DE AÇıK HAVA SINEMA GÜNLERI BAŞLADı  14:45  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-3  10:51  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-2:   09:54  SOL’DA 50 YıLıN IKI ÇIZGI MÜCADELELERI-1:   09:51  BAYRAMDA GÖRDÜKLERİM / GÖREMEDİKLERİM...  14:30  KAZ DAĞLARI YÜREKLERİ YAKIYOR  14:28  DEPREMİ UNUTMA  09:52  LOJISTIK SEKTÖRÜNDE TEHLIKE KAPıDA   09:49  BAŞKAN GÜLTAK, PAZARCı ESNAFıNıN KAHVALTıSıNA KATıLDı  09:33  YABANCI TURİST MERSİN’DE 2 GÜN KALIYOR  09:31  ESKI MıSıR’DA BESLENME  12:54  ÜRETIM DEVRIMI’NIN ANAHTARı ‘DEVLETÇILIK İLKESI’DIR 

Çin’in kısa tarihi ve yükselişi

PROF. DR. İSMET GALİP YOLCUOĞLU / İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ

1644’den beri ülkenin başında “Mançu Hanedanı” vardı. Ülkenin, Konfüçyüs’den sonra benimsemiş olduğu siyasal doktrini, “iktidarın tek elde toplanmasına” dayanan bir sistemdi.

19. yüzyıla gelindiğinde, ülkeyi fiilen 18 vilayet veya eyaletteki güçlü valiler “keni milis kuvvetlerini” de kurmuş şekilde yönetiyordu, merkezi yönetim Mançu Hanedanı’nın gücü, “ulaşım güçlükleri, iletişimdeki yetersizlikler vb. nedenlerle” yüzyıllar geçtikçe zayıflamıştı.

Vergi oranları merkezden belirleniyor, valiler bunu topluyor ve eyalet işlerine harcıyordu. Ülkenin “toplumsal yapısı” açısından beşte dördü köylüydü, “Çinli olma ulusal bilinci yoktu, kendilerini “falan köyden, filan aileden” tanıtıyorlardı, “politik ve milli sorunlara tamamen ilgisiz durumdaydılar”, ellerindeki toprakları işleyerek, bazen açlık çekerek, kıt kanaat geçiniyorlardı.

Çin’de bir endüstri mevcut değildi, her şey el sanatlarına dayanıyordu. Ülkenin en üstündeki “asiller”, Mançu hanedanlığı’nın prensleri ve parlak askeri, sivil hizmetleri nedeniyle imparator tarafından (Avrupalıların “Mandarin” dedikleri en üst kesim) kendilerine unvan verilenlerden oluşmaktaydı. Yüksek dereceli memurlar liyakata uyularak sınavla alınır, “klasik Çin kültürü” sorulurdu. Tang döneminde, devletin üst düzey bürokrasisine adam alınırken, “hukuk ve matematik” alanında bilgilerini ölçen sınav yapılarak “liyakatla” alınırdı. Bu sınavlarda “Konfüçyüs’ün öğretileri ve Çin klasiklerini” ezbere bilmeleri ve verilen bir konuda “yorum yapabilmeleri” istenirdi. Adaylar tam 400 bin kelime yani 2400 sayfadan fazla bilgiyi ezberliyorlardı.

1850’lerde 2 milyon kişi bu sınavlara giriyor, sadece 130 bini başarılı oluyor, ikinci aşamayı yalnız 1.500’ü geçebiliyor ve başkent’deki üçüncü sınava 200 kişi kalarak “üst düzey” devlet görevlisi olabilmeye hak kazanıyordu! Bilgili olmak ödüllendiriliyor, diğer 2 milyon bilgili kişi “toplum önderi” sayılıyor, yerel birimlerde liderlik yapıyor ve vergiden “muaf tutuluyorlardı”! Günümüz Çin sisteminde de, bürokraside gene “yetkinlik ve erdem” ana kriter olarak uygulanmaktadır. 2015’e dek iki yıllık yoğun denetim seferberliğiyle “yetki ve görevin kötüye kullanılması” nedeniyle 750 bin kamu görevlisi cezalandırılmış, 36 bin görevli “yolsuzluk” nedeniyle mahkemeye verilmiş, 147’si bakan vb. üst düzey 14 bin “üst komite” görevlisi de “yolsuzluk, rüşvet” vb. suçlamalarla yargıya sevkedilince, bunlar arasında ülkede “intihar salgını” patlak vermiştir!

Okuması yazması zor geleneksel Çince harfler yerine 1950’lerden sonra kolay olan “Pinyin” sistemi kullanılmaya başlandı. 1978’de ülkede 400 milyon çalışandan 100 milyonu kentlerdeki sanayi kuruluşlarında, 30 milyonu kasaba-köy işletmelerinde, 270 milyonu ise tarım sektöründedir. “Washington Mutabakatı” sonrasında, adeta “Sosyalist Piyasa Ekonomisi” diye adlandırılabilecek büyük bir ekonomik üretime giren ülke, her yıl en yüksek büyüme oranlarına ulaştı!

2011 yılında Çin halkı, gelirinin %41’ini tasarruf etti. Dünyanın en Adem-i merkeziyetçi ülkesi olarak, devlet harcamaları için yerel yönetimlerin payını % 85’e yükselterek bölgelerarası eşitliği ortadan kaldırma hamlesi yaptı (bu oran Fransa’da bile halen % 20). 2013 yılında, altyapı ve üretim tesislerine tam 4.5 trilyon dolar gibi muazzam büyüklükte yatırım yapılmıştır.

2009’da I Phone’un fiyatı ABD’de 500 dolar iken, Çin onlara sadece 179 dolara ihraç gönderiyor ve bunun yalnız % 4’ü Çin’e kalıyordu. 2011’de 280 milyar dolar “doğrudan yatırım” almıştır!

Dünyanın en büyük endüstrisi ve üretim gücü haline gelen ülkenin resmi döviz rezervi, 4 trilyon doları geçmektedir. 1978’de 1 dolar 1.5 yuan, 80’lerde 3 yuan ve 1994’de “dalgalı kura geçilerek” 6 yuan oldu, Tem 2109 itibariyle 6.90 Yuan’dır! 1980’lerde Türkiye ekonomisi gibi olan Çin, “insan kaynağı” niteliğini çok yükselterek ve “üretim yaparak”, geçen kırk yılda bir dünya devi haline gelerek bugün ABD’nin GSMH’nı geçip 16 trilyon dolara ulaşmıştır!
 
Dünyanın en büyük 10 bankasından 5’i bu büyük ülkede olup, varlıklarının toplamı 23 trilyon doları geçmektedir. 2014 itibariyle, uzunluğu 16 bin km’yi bulan “Hızlı tren raylarıyla”, dünyadaki hızlı tren hatlarının % 60’ı bu ülkede. 2013 yılında “ülke çapında” 54 bin müfettişle çok büyük bir inceleme başlatıldı ve 2 trilyonun üzerinden borçlanıldığı, bireysel kredilerin toplamının 3 trilyon doları geçtiği belirlendi. Çin, “teknoloji insan kaynağı” yetiştirmede dünya birincisi. Yılda 440 bin Çin’li öğrenci, çoğu ABD’de olmak üzere “yurt dışında” üniversite eğitimi görmekte, silikon vadisi çalışanlarının üçte biri Çinlilerdir. “Fen bilimleri ve mühendislik” alanında toplam 1.3 milyon mezun verirken, ABD’de bile bu rakam 500 binlerde kalıyor. Bu alanlarda “doktora” derecesi almada ABD ile yakın sayıda yıllık 32 binlerde ve Amerika’dakilerin dörtte biri de ayrıca Çin’li doktoralılar!

Dünya çelik üretiminin yarısı, 780 milyon tondan fazla Çin’de yapılmaktadır. “Lenova” Çin markası, bilgisayar üretiminde Dell ve HP’yi de geçerek 1. sıraya oturmuştur. Ar-ge alanında 1.3 milyon kişi çalışıyor 330 milyar finansman ayrılıyor; ABD’de 460 milyar dolar harcanıyor ve 1.2 milyon kişi Ar-ge’de. Dünyadaki bilimsel yayınların içerisinde, %18’er eşit oranlarda Çin ve ABD’li araştırmacılar yapmaktadır. Genel mühendislik, enerji, kimya alanlarında % 30’u Çin kökenli araştırmalar.

Yıllık patent sayısı 2012’lerde Japonya 340 bin, ABD 230 bin ve Çin 150 bin’di (Türkiye sadece 44’te kalmıştır!).

KAYNAKÇA:

Kadılar, Rıza (2016). Çin. Destek Yayınları.
Keay, John (2011). ÇinTarihi. İnkılap Yayınları.
Çev: Neşe K. Tayanç.
Kissinger, Henry (2015). Çin. Kaknüs Yayınları.
Çev: Nalan I. Çeper.
Oktay, Fatih (2019). Çin: Yeni Büyük Güç ve Değişen Dünya Dengeleri. Türkiye İş Bankası Yayınları. 3. Baskı.


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Hen?z Yorum Yap?lmam??..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA