| DEMOKRAT MERSİN | Mersin'in Demokrat Gazetesi

 
 
18:04   BAŞKAN YILMAZ; "GELENEKSEL RAMAZAN AKŞAMLARINI TOROSLAR’DA YAŞATTIK"  18:06  GÜLTAK, ÇOCUK KÜTÜPHANESI VE OYUN ODASıNı HIZMETE AÇTı   17:51  YENIŞEHIR BELEDIYESI GıDA YARDıMı SEFERBERLIĞINI SÜRDÜRÜYOR  17:36  BAŞKAN YıLMAZ’DAN BAYRAM KAHVESI  17:29  KıZıLTAN, RAMAZAN BAYRAMıNı KUTLADı   15:34  KıLAVUZ   15:33  YENIŞEHIR BELEDIYESI KENTI NAKıŞ NAKıŞ IŞLIYOR  15:29  CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ ANTMEN CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI SEÇER’İN SUÇUNU AÇIKLADI  14:38  AKDENIZ’DE HAYAT VAR WHATSAPP DESTEK AĞı KURULDU  14:15  SAMSUN’DAN BÜYÜK TAARRUZ’A DÜNYAYı SARSAN 3 YıL  14:05  HAMIT TUNA’NıN ACı GÜNÜ  17:25  YENIŞEHIR’DE MUHTEŞEM BAYRAM COŞKUSU  17:22  BAŞKAN YILMAZ; "TOROSLAR’IMIZDA GELENEKLERİMİZİ YAŞATIYORUZ"  17:20  BAŞKAN YILMAZ, BENGÜ TÜRK’TE CANLI YAYIN KONUĞU OLDU  14:37  MGC YÖNETIMI BAŞKAN GÜLTAK’ı ZIYARET ETTI  14:37  ESAT ARSLAN: ABD’NIN SURIYE’DE YENI KURGULAMASı   14:32  SAĞLıK BAKANıNDAN YENIŞEHIR BELEDIYESININ UYGULAMASıNA DESTEK  11:23  BAĞIMSIZLIĞA VE ÇÖZÜME GİDEN KISA YOL:  10:57  LARVALAR KAYNAĞıNDA YOK EDILIYOR  10:56  YENIŞEHIR’DE BELEDIYE- MUHTAR IŞBIRLIĞI  
Yeni belgelerle Kut’ül Amare Zaferi

Yeni belgelerle Kut’ül Amare Zaferi-1


Basra Körfezi'nden Bağdat'a doğru ilerleyen İngiliz ordusu, Kut’ül Amare'de kuşatılır. Aralık 1915'de başlayan kuşatma, beş ay sürer ve İngiliz ordusu 29 Nisan 1916 günü ne yaptıysa kuşatmayı yaramaz ve teslim olur.

 

ERCAN DOLAPÇI

29 Nisan 1916 günü İngiliz ordusuna karşı kazanılan Kut’ül Amare Zaferi'ne ilişkin yeni bilgi ve belgeler Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı tarafından yayımlandı. "Arşiv Belgelerine Göre Kut’ül Amare Zaferi" ismiyle 2016 yılında yayımlanan kitapta, savaşın ayrıntısı ve zaferin dünya kamuoyundaki yankıları yer alıyor. Belgelerde bulunan önemli bir bilgi, Kut’ül Amare Zaferi'nin Paul İwan isimli Alman müzisyen tarafından "Kut’ül Amare Marşı" adıyla bestelenmiş olması. Bu haberi alan Padişah Reşad kutlama telgrafı gönderir. İşte bu belgeler ışığında Kut’ül Amare Zaferi:

SÜLEYMAN ASKERİ BEY'İN ÖLÜMÜ
23 Aralık 1914 günü Irak Havalisi Komutanlığına atanan Süleyman Askeri Bey, Basra'dan Kut’ül Anare hattına kadar uzanan bölgede şiddetli çarpışmaları yönetir. Bu İngiliz ordusuyla en ön cephedeki savaştır... Türk ordusu zaman zaman geri çekilmek zorunda kalır. Ordumuz Kut’ül Amare bölgesinde İngiliz ordusunu Aralık 1915'de kuşatma altına alır. Süleyman Askeri Bey'in de görev yaptığı Basra bölgesinde ordumuz zor durumda kalmış ve geri çekilmek zorunda kalmıştır. İşte bu günlerde Süleyman Bey ayağından yaralanır. Düşmana esir düşmemek için 14 Nisan 1915 günü Basra'da intihar eder. Teşkilatı Mahsusa kurucusu da olan Süleyman Bey'in ölüm haberi Dahiliye Nezareti'ne 17 Nisan günü telgrafla bildirilir: 

"Asker ve mücahidîn Mart'ın otuzuncu gününde Basra'ya iki saat mesafede Şuaybe namındaki müstahkem bir mevkide tahassun eden düşmana vâki olan taarruz ve hücumları otuz altı saat gayet şiddetli devam etmiş ve henüz lâyıkıyla anlaşılamayan esbâbının icaâtıyla ordu maa’t-teessüf geri çekilmiş ve Irak Havalisi Umum Kumandanı Süleyman Askerî Bey bu hâlden müteessir olarak intihâr etmiş ve Binbaşı Vedat ve Ali Rıza Beyler şehit olmuşlardır." (Arşiv Belgelerine Göre Kut’ül Amare Zaferi, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, İstanbul, 2016, s.55.)

BEŞ AYLIK KUŞTAMA VE ESARET
Basra Körfezi'nden Bağdat'a doğru ilerleyen İngiliz ordusu, Kut’ül Amare'de kuşatılır. Aralık 1915'de başlayan kuşatma, beş ay sürer ve İngiliz ordusu 29 Nisan 1916 günü ne yaptıysa kuşatmayı yaramaz ve teslim olur. İngilizler teslim olan ordunun sayısını küçük göstermeye çalışır. Bu konuda 5 Ağustos 1916 günü gönderilen telgrafta kesin rakam şöyle bildirilir: "Kûtü'l-Amâre'de aldığımız üserâ (esir) miktarı İngiltere Hükûmeti altı yüzü zâbit olmak üzere cem‘an 8.970 olarak ilân ediyorsa da hakikat böyle değildir. Mecmû‘-ı üserâ 12 bin 597 olup, bunun 615'i zâbitdir." (Age, s.257.) 

Bu sayının içinde beş de general vardır. Bu kadar asker ve subayın nerede barındırılacağı ayrı bir sorundur. Bu da İstanbul ile yapılan yoğun yazışma sonucu tespit edilir. Esirler Anadolu'da değişik şehirlere gönderilerek esir hayatlarının idamesi sağlanır. Dört general yaverleriyle birlikte Bursa'ya, 6. Hint Tümeni Komutanı General Charles Vere Ferrers Townshend ise İstanbul Heybeliada'ya gönderilir. Talat Paşa bu konuda Enver Paşa'ya 10 Mayıs 1916 günü gönderdiği telgrafta şu hususlara değinir: "Townshend'in tasvîb-i âlîleri vechile Heybeliada'da ikamet ettirilecektir. Namus-ı askerîsi üzerine söz alınarak suretâ adada serbest bırakılması ve hakikat-i hâlde tarassud altında bulundurulması muvâfık olur mütâlaasındayım." (Age, s.175.)

General Townshend'a Bursa'da 32 liraya on altı odalı bir ev kiralanır. Burada mütareke yıllarına kadar kalır. Mart 1918'de eşi ve kızının Ada'ya gelmesine izin verilir... Daha sonra serbest bırakılarak mütareke görüşmelerine aracı olması istenir. Bursa'ya Müslüman Hint askerleri de gönderilir. Bunlar gönüllü olarak yol yapımında çalışırlar. Diğer esirler ise Çorum, Çankırı, Yozgat, Kırşehir, Kastamonu, Boğazlıyan, Ankara, Eskişehir, Kütahya, Afyon, Konya, Aksaray ve Niğde'de barındırılır.  

ESİR GENERALİN RAHATLIĞI
Esir General Townshend, Heybeliada günlerinde polis tarafından yakından takip edilir. 10 Temmuz 1916 günü Dahiliye Nezareti'ne polis müdürlüğü tarafından şu önemli not iletilir: "General Townshend'in bazı vakitler yapayalnız sandalla denize açılmakta olduğu ve artist-i meşhure Olga'yı dahi adeta metres derecesinde yanında bulundurmakta olduğu alınan raporlardan anlaşılmaktadır." (Age, s.239.)

Esir Generalin Ada'daki rahatlığı dış basına da konu olur. Oysa aynı bölgede İngilizlere esir düşen Türk askerleri Mısır ve Burma'ya götürülerek kötü şartlarda esaret hayatı yaşatılır. İngiliz hükümeti, ABD aracılığıyla esirlerin kontrolünü yapmaktan da geri durmaz. 

Rahatına düşkün General, verilen 95 liralık tahsisatı az bulur ve bunun 180 liraya çıkarılmasını ister. Gerekçesi ise pahalılık nedeniyle aylık giderinin 120 lira olduğudur. Bu isteği 20 Temmuz 1916 günü Enver Paşa'nın verdiği cevapla kabul edilmez. Fazlası için İngiltere'den istemesi ve konunun aracı elçilik olan ABD temsilciliğine iletmesi istenir. (Age, s.243.)

HİNTLİ ASKERLE ÖZEL MUAMELE 
Osmanlı Hükümeti, İngiliz ordusu içinde bulunan Hintli Müslüman esir asker ve subaylara daha özenli davranır. Amacı Müslüman dünyanın desteğini almaktır. Bu maksatla esir edilen Hintli subaylar 6 Ağustos günü kutlanan bayram nedeniyle kılıçlarını kuşanarak İstanbul'da serbestçe gezmelerine ve Padişah'ın huzuruna çıkmalarına izin verilir. (Age, s.259.)

Hintli subayların Amerika’nın İstanbul'daki sefaretinden 233 lira para almalarının öğrenilmesi üzerine ABD Sefareti protesto edilir. Bu işe Robert Kolej öğretmenlerinden birinin aracı olduğu da kaydedilir. Yardımın ancak Kızılay aracılığıyla yapılacağı bildirilir. (Age, s.287, 301.)

--------------------------------------------------------------------------------

Yeni belgelerle Kutül Amare Zaferi-2: Zafer Marşı bestelendi

3 Numaralı Könnig Friedrich Wilhelm Grinadya Alayı Orkestra Müdürü Prusyalı Paul İwan tarafından, Eylül 1916'da "Kûtü'l-Amâre Marşı" bestelenir. Bu haber İstanbul'a bildirildiğinde Padişah Sultan Reşad bestekâra teşekkür telgrafı gönderir.
Yeni belgelerle Kutül Amare Zaferi-2: Zafer Marşı bestelendi


ERCAN DOLAPÇI


Kutul Amare Zaferi'nin yankıları tıpkı Çanakkale Zaferi gibi büyük oldu. Çanakkale'de ağır yenilgi alan İngilizler, bölgeden çekildikten 4 ay sonra ikinci hezimeti Irak Cephesi'nde Kutul Amare'de aldı. Bu zafer Osmanlı topraklarında ve müttefiki Almanya ve Avusturya-Macaristan'da büyük sevinç yarattı. Viyana zafer haberini alınca bayraklarla donatıldı. Zaferin adına Almanya'da beste yapıldı. Yazımızın son bölümünde zaferin coşkusu ve yankılarını aktarmak istiyoruz:

Başkomutan Vekili Enver Paşa, zaferi Sadaret'e 29 Nisan 1916 günü şu telgrafla bildirir: "Takrîben beş aydan beri kahraman kıta‘âtımızın tazyiki altında Kûtü'l Amâre'de mahsur kalan İngiliz Ordusu nihayet Ordu-yı Hümâyûn'un kuvve-i kâhiresine teslim-i seyf ve silah etmeğe mecbur olmuştur. Osmanlı silahının bu şanlı ve parlak sahife-i fahr-âveri şu suretle cereyân etmişdir. (...) Nihayet her tarafdan ümidi kesilen General Townshend bugün Kûtü'l-Amâre'de bulunan bütün İngiliz Ordusu'nu muzaffer Osmanlı kumandanına teslim etti. Hatırlardadır ki Rus Ordusu kumandanı bundan bir ay evvel yakında Kûtü'l-Amâre'de elini sıkmağa geleceğini General Townshend'e yazmışdı. Şimdiye kadar ta‘dâd edilen üserâ ber-vech-i âtîdir. 5 General, 277 İngiliz zâbiti, 274 Hindli zâbit ve 13.300 neferdir." (Age, s.133-134.)

MÜTTEFEKLERİN KUTLAMASI
Kûtü'l-Amâre zaferinden dolayı Alman İmparatoru J. R. Wilhelm, Avusturya İmparatoru, Bulgar Kralı, Saksonya Kralı da tebrik telgrafı gönderdi. Alman İmparatoru Wilheim mesajında şunları belirtir: "Kûtü'l-Amâre namı bundan böyle Gelibolu ismiyle müterâdifen Türk-Alman uhuvvet-i askeriyyesi tarihinin yâd-ı şân-âverini teşkil edecekdir." (Age, s.139.)

Zaferi duyan Avusturya hükümeti başkent Viyana'yı bayraklarla donatır. Türk elçiliğine ise insanlar akın ederek tebriğini bildirir. 

Altıncı Kolordu Komutanı Halil Paşa'ya Avusturya İmparatoru tarafından 25 Mayıs günü "Couronne de Fer" nişanı verildiği, söz konusu nişan ile beratının Avusturya Harbiye Nezâreti aracılığıyla gönderileceği bildirilir.  

3 Numaralı Könnig Friedrich Wilhelm Grinadya Alayı Orkestra Müdürü Prusyalı Paul İwan tarafından, Eylül 1916'da "Kûtü'l-Amâre Marşı" bestelenir. Bu haber İstanbul'a bildirildiğinde Padişah Sultan Reşad bestekâra teşekkür telgrafı gönderir. (Not: Bu konuda internette yaptığım araştırmada marşın izine ulaşamadım. Bilen varsa iletirse sevinirim. Ayrıca konuyu müzik araştırmacılarının dikkatine sunarım.) 

İNGİLİZ BASINI ATEŞ PÜSKÜRÜR
Türk zaferi İngiltere ve müttefiki Fransa'da de büyük yankı yapar. Gazeteler konuya geniş yer verir. Bazı gazeteler hükümeti eleştirir. Hatalı tutumlarını ifşa eder. Bu bilgiler Osmanlı yönetimi tarafından da takip edilir ve büyükelçiliklerimiz tarafından günü gününe başkente bildirilir. İşte gazetelerdeki haber ve yorumlar: 

Times, 1 Mayıs: Kûtü'l-Amâre'nin düşmesinden ve Bağdat'a yapılan gereksiz bir saldırının hemen akabinde İngiliz ordusunun ricat etmek zorunda kalmasından askerlerin değil, takip ettiği siyasetin sonucu olarak İngiliz Hükûmeti'nin sorumlu olduğuna ve milletçe ne yaptığını bilen yeni ve güçlü bir hükûmete ihtiyaç duyulduğu yönünde değerlendirme.  

Daily Telegraph, 1 Mayıs: "Basra'nın şimâlinde bulunan kıymetdar gaz yağı menba‘larını düşmanın eline düşürmemek niyeti veya daha doğrusu şarkdaki İngiliz nüfuz ve mevkiini vikâye eylemek maksadıyla geçen senenin Nisan'ında hemen on dört bin kişiden mürekkeb bir kuvve-i seferiyye Basra'dan dahile doğru hareket eylemiş idi. (...) Bu sefînenin Türklerin eline düşmesiyle son ümid dahi mahv olmuşdur. Bu faciaya İngiliz Generalinin Türklere teslim olmasıyla nihayet verilmek icab eyleyip..."

Daily Telegraph, 23 Mayıs: Kûtü'l-Amâre muhasarasının 105'nci gününde İngiliz Avam Kamarası'nda Irak Seferi hakkında yapılan oturumda katılımcıların; sefer için gerekli olan cephânenin yeterli olmadığı, gönderilen yardım kuvvetlerinin zamanında gönderilmediği, yaşanılan sıkıntıların Hindistan İdaresi döneminde olduğu dolayısıyla da sorumluluğun onlara ait olması gerektiği yolundaki eleştirilerine karşı Hindistan Umûru Nâzırı Chamberlain'in verdiği izahat hakkında yarıntılı bilgi. 

Morning Post, 11 Mayıs: İngilizlerin Kûtü'l-Amâre yenilgisinden askerlerin mi, siyasîlerin mi sorumlu olduğunun sorgulandığı yazıda, burdan başta "harpte emsali vardır" diyerek işi geçiştirmeye çalışan Başbakan Asquith olmak üzere hiç kimsenin rahatsız olmaması gerektiğine dair...

Times, 15 Haziran: İngiliz Hükümeti, Kutul Amare yenilgisi hakkında çok az bilgi paylaşıyor...

Manchaster Guardian, 24 Haziran 1916: Kûtü'l-Amâre'de esir edilen İngiliz askerlerine karşı Türklerin son derece insanî ve şövalye rûhuyla muamelede bulunduğuna, General Townshend'e karşı gösterilen hürmetin yenilginin üzüntüsünü bir nebze azalttığına ve Gelibolu'dan dönen askerlerce Türklerin "Kızılhaç'a ateş etmeyen bir düşman" olarak hatırlandığına dair bilgi. 

FRANSIZ BASINI 
Fransız Figaro: "Kûtü'l-Amâre mağlubiyetinin acısını İngilizler nasıl çıkaracaklarını pekala bilirler."

Petit Parisien: Miralay Russe'nin müttefiklerinin İngiltere'nin acı ve sevincini paylaştıklarına dair açıklaması: İngiltere'nin müttefikleri, İngiltere'nin yeis ve sürûruna iştirak eylerler. 

Matin: Irak'taki İngiliz kuvvetlerinin Türklere karşı gösterdikleri direnişin Marengo başarısını getiren Massena'nın Cenova'daki haline benzetilebileceğine, buradaki direnişin Rus ordularının Kafkasya'da ilerlemelerine yardım ettiğine, İngiltere ve müttefiklerinin şark üzerindeki hayallerini sekteye uğratmadığına, Türklerin Mısır'a bir hücum tehlikesini ortadan kaldırdığına ve İngiliz askerî tarihinde unutulması mümkün olmayan şanlı bir sayfa olarak hatırlanacağına dair yorum.

HOLLANDA BASINI
Fatherland, 30 Nisan 1916: Kûtü'l-Amâre'de General Townshend'in Türklere teslim olması; on üç bin kişinin kaybedilmesi yanında İngilizler için büyük bir manevî çöküş olduğu, Gelibolu mağlubiyetinden sonra Türkler tarafından ikinci kez İngilizlere büyük bir darbe vurulduğu ve bu yenilginin Gelibolu hezimetinden daha az feci olmadığına dair yorum.

Nieuwe Rotterdameche Liberal, 1 Mayıs: İngiltere'nin Osmanlı nezdindeki nüfuzuna öldürücü bir darbe. 

Nieuwe Courant: Kûtü'l-Amâre'deki İngiliz Ordusu'nun Türklere teslim olmasının manevi açıdan çok önemli olduğuna ve Bağdat'a karşı yapılan bu girişimin de Çanakkale'deki gibi bir maceradan ibaret kaldığı... 

Handelsblad, 1 Mayıs: Uzun zamandan beri hiçbir cephede düşmanlarına teslim olmayan İngiliz kuvvetlerinin, Kûtü'l-Amâre'de Türklere teslim olmasının manevî açıdan etkisinin büyük olacağı.

Racput Catolica, 1 Mayıs: Kûtü'l-Amâre'nin düşüşü İngiliz tarihinde siyah bir leke olarak kalacak. 

ALMAN BASINI
Frankfurter Zeitung, 7 Mayıs: Bugün en kuvvetli taraf Osmanlılardır.

Deutsche Tages Zeitung, 11 Mayıs 1916: Üst düzey bir İngiliz askeri olan Edgar Valois'in Birmingham Daily Post gazetesine verdiği demeçte; İngiliz milletinin Kûtü'l-Amâre yenilgisini fazla abartıp önemsediğine dair yazısından yapılan alıntıya yer verilir. 

Western Morning Post: Kûtü'l-Amâre'yi muhasara altına almış olan Türk Ordusu'nu top ile döğmek hususunda tesadüf edilen en büyük müşkil serabın sık sık tekerrüründen ibaret idi.

BİTTİ 


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Hen?z Yorum Yap?lmam??..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA