AVUKAT İZZET ULUDAĞ, CHP’DEN İSTİFA ETTİ | DEMOKRAT MERSİN | Mersin'in Demokrat Gazetesi

 
 
11:52  AKDENIZ’DE TARIHI MERSIN EVI GELECEĞE KAZANDıRıLDı  11:44  BAŞKANı YıLMAZ’DAN ILÇE ESNAFıNA ZIYARET   11:44  KOÇAK, AGROPARK’ıN TOPLANTıSıNA KATıLDı  11:26  MTSO MECLISI, DOĞAL SIT ALANı KARARıNıN ALATA’NıN TAMAMı IÇIN OLMASı TALEBINDE  10:58  “GÖKÇEL: ÇIFTÇILERIMIZIN TARıM YAPTıKLARı TOPRAKLARı ELLERINDEN ALMAYıN”  10:38  YENIŞEHIR BELEDIYESINDEN ÜCRETSIZ RUSÇA DIL EĞITIMI  10:27  BAŞKAN YıLMAZ: ORHUN YAZıTLARı, MILLET OLMA BILINCININ EN GÜZEL KANıTı  09:44  KADININ HAKLI SESİNİ DUYUYOR MUSUNUZ ?  11:54  AKDENIZ BELEDIYESI VATANDAŞA MORAL OLMAYA DEVAM EDIYOR  11:49  TEMIZ VE SAĞLıKLı BIR AKDENIZ IÇIN EKIPLER 7/24 GREV BAŞıNDA   11:42  TARSUS TSO MECLIS’INDE YOL HARITASı GÖRÜŞÜLDÜ  11:33  MERSIN’DE TAKSIMETRE ÜCRETINE YENI AYAR   11:20  BÜYÜKŞEHİR’DEN İŞ YERİ KAPALI 5 BİN 785 ESNAFA GIDA KOLİSİ  11:19  ATÖLYE DEĞİL SANKİ FABRİKA!  15:06  İMAR BARIŞI TARTIŞMALI BİR YASA  15:26  YENIŞEHIR BELEDIYESI KÜLTÜR KOMPLEKSININ TEMELI ATıLDı  15:00  AKDENIZ’DE KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN BAŞKA ÇARE YOK  12:17  ESAT ARSLAN: GARA OPERASYONU  11:56  BÜYÜKŞEHİR’İN ÇORBASI MERKEZE KİLOMETRELERCE UZAKTA DA VATANDAŞLARA ULAŞIYOR  13:33  “CHP’Lİ GÖKÇEL: MERSİN ANA KONTEYNER LİMANI PROJESİ MAVİ VATANA SAHİP ÇIKMA PROJESİDİR” 

“1930’LU YILLARI” REDDEDEN KILIÇDAROĞLU VE PARTİ ÜST YÖNETİMİ,

ATATÜRK’TEN, CHP’NİN 150 YILLIK DEVRİMCİ GEÇMİŞİNDEN KOPMUŞTUR 


Mersin'in tanınmış Avukatlarından, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) eski Mersin Şube Sekreteri İzzet Uludağ, CHP Mersin üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. 

Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) lokalinde düzenlediği basın toplantısında istifa gerekçelerini açıklayan Uludağ,  “ İşgal altına alınan ve Atatürk’ün CHP’si ile artık bir ilgisi de kalmamış olan bu CHP’den (!) gönül huzuru ile, TÜRK MİLLETİ’nin “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” bir bireyi olarak istifa ettiğini “ belirtti.

Uludağ, istifasının ardından Vatan Partisine üyelik başvurusu yaptı. 

İŞTE İSTİFA AÇIKLAMASI

          Köksüz bir parti de, insan da yeryüzünde yoktur, bulunmaz. 
          Bütün partilerin gücünü, ideolojisini aldığı, sırtını dayadığı, üzerinde yükseldiği kökleri vardır?
          Atatürk CHP’sinin kökleri de, 1870'li yıllarda Namık Kemallerle, Ziya Paşalarla, Mithat Paşalarla toprağın derinliklerine oturmuştur. 
          İttihat ve Terakki ile ideolojik olarak şekillenmiş Türk milliyetçiliği çizgisine kavuşmuştur. 
          4-12 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’inde “Müdafai Hukuk Cemiyeti” adı altında kurulan parti, Atatürk’ün önderliğinde verilen Bağımsızlık Savaşı, emperyalizm ve kapitalizme karşı mücadeleyi esas alan Halkçılık Programı, milli demokratik devrim anayasaları ile dal budak salmış bütün ülkeyi sarmıştır. 
          Atatürk’ün CHP’si, emperyalist İngiltere’nin bütün ülke sathında kışkırttığı gerici ve bölücü iç isyanları bastırarak, genç devrimci Cumhuriyet’in toplumsal, siyasal, ekonomik ve askeri alanda gerçekleştirdiği Atatürk’ün süresiz diye adlandırdığı devrimleri başarmıştır. Özellikle 1930’larda mucize diye açıklanabilen milli ekonominin her alanında gösterdiği planlı, kamucu, halkçı ve devrimci yükselişi ile 150 yıllık devrimci bir geçmişe sahip koca bir çınar olmuştur. Türk Milleti’ni kavramış, kucaklamıştır. 
          KILIÇDAROĞLU, “Biz 1930’ların CHP’si değiliz” diyerek bu devrimci çınarı kesmiş, köksüzlüğünü ilan etmiştir. 
          KILIÇDAROĞLU, “Biz 1930’ların CHP’si değiliz” diyerek 1930’lu yıllarda planlı kamucu ve halkçı ekonomi ile milleti seferber ederek yaratılan milli ekonomiyi de reddetmektedir. 
          KILIÇDAROĞLU, esasen 1930’lu yıllarda emperyalist İngiltere’nin desteklediği Şeyh SAİT ve Seyyit RIZA ve diğer isyanların genç Türkiye Cumhuriyeti tarafından bastırılmış olmasından da rahatsızlığını ifade etmekte ve 1930’lu yılları köklerinden silmektedir.   
          KILIÇDAROĞLU, bu sözü ile Türkiye’de 1990’lı yılların sonundan itibaren yükselen ulusal dalgayı kırmayı planlayan, genel başkan olmasında rolü açık olan ABD, FETÖ’ye teşekkür ve PKK’ye yanındayız mesajı göndermiştir. 
          Bir kumpasla Baykal’ın Genel Başkanlıktan düşürülmesinden sonra ideolojik değişim ve dönüşüm süreci parti içinde hızlandırılmıştır. 
          PKK’nın özellikle bölünmeyi ifade eden talepleri, “eşit yurttaşlık”, “özerklik şartlarının genişletilmesi”, “Ana dilde eğitim” vb bütün CHP Kurultaylarında sonuç bildirgesine alınmıştır. 
          2010-2012 yılarında AKP ile yapılan anayasa çalışmalarında da rol almışlar ve birkaç ay önce birkaç parti ile birlikte Prof. Dr. İbrahim KABOĞLU’nun başkanlığında TÜRK MİLLETİ, TÜRK DEVLETİ kavramları anayasadan atılarak, TÜRK sözcüğünün bile olmadığı “eşit yurttaşlık”, “özerklik ve yerel yönetimlerin devlet yetkileri ile donatılması”, “Ana dilde eğitim” gibi eklenerek yeni bir anayasa hazırlığına başlamışlardır. 
          KILIÇDAROĞLU sonrasında, CHP’yi fırsat bularak ele geçiren Atatürk karşıtı klikler, adım adım parti içinde geçmişi çağrıştıran hiçbir değer bırakmamak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. 
Atatürkçüleri partiden uzaklaştırmaya ya da atmaya çalıştılar.  
          2010 yılından bu yana FETÖ ve PKK’nin sıkıştığı her anda ve alanda imdatlarına koşmuşlardır.  
          FETÖ’nün gazetelerini, televizyonlarını, bankalarını, 15 Temmuz 2016 tarihinde ABD adına devlete el koymak için darbe girişiminde bulunan ve hapse atılan elemanlarını korumaya, darbeyi tiyatroya benzeterek önemini gizlemeye, bunlar için de içi boş “Hak, Hukuk, Adalet” diye yürüyüşler yaptılar. 
          Hapse atılan PKK ve FETÖ hükümlülerini ziyarete gittiler, cezaevinden çıkarmak için yürüyüşler yaptılar. FETÖ’cüleri mitinglerde alkışlattılar. 
          PKK’nin SURİYE kolu olan PYD/YPG’yi “vatan savaşı veriyorlar” diyerek KOBANİ’ye çiçekler, oyuncaklar yolladılar. Tezkereye HDP ile birlikte HAYIR oyu verdiler. ABD’nin bu terör örgütlerine silah ve para yardımına ses çıkarmadılar. 
          PKK’nin talimatı üzerine 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde HDP’nin çağrısı ile başlayan kalkışma eylemlerini desteklemek için yürüyüşler yapmaya kalktılar. 
2014 seçimlerinden sonra FETÖ ile ittifak yaptılar, HDP’nin güçlenmesi için “Her evden bir oy” veya “Bir oy CHP’ye, bir oy HDP’ye!” kampanyası düzenlediler. 
          PKK’ye destek veren ve haklarında dava açılan belediye başkanları yerine atanan kayyumları protesto ettiler. Bizle, Atatürkçülerle dalga geçer gibi, görevlerinden alınmış HDP/PKK’li eski belediye başkanlarına Atatürk Resmi hediye ettiler. 
          Mersin’de de en son yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde CHP içindeki HDP muhibleri, AKDENİZ İlçesi’nde CHP’nin adayı Sayın Sabit YELKOVANın seçimi kazanma ihtimali çok yüksek olduğu halde, HDP adayının kazanması için çalıştılar. HDP'ye CHP’lilerden oy toplamaya çalıştılar. 
          PKK’nin varlık nedeni olan HDP ile ittifakı 2011 yılından sonra planlayarak bu günlere geldiler. HDP ile ilişkileri geliştirerek, dolaylı olarak PKK’nin güçlenmesine, varlığını sürdürmesine, PKK tarafından düzenlenen bombalı saldırılarla çok sayıda asker, güvenlik mensubu ve sivil yurttaşımızın şehit edilmesinde rol oynamışlardır.  
          PKK’ye lojistik sağlayan HDP’ye yıllardan bu yana güç veren CHP üst yönetimi, dün, 14 Şubat 2021 günü vahşice, insanlığa sığmayan bir şekilde şehit edilen 13 sivil yurttaşımızın kahpece katledilmesini, Türk Milleti’nden korktuklarından, parti içinde hala varlığını koruyan Atatürkçülerin gözünü boyamak istemelerinden dolaylı, failin PKK olduğunu açıkça ifade etmeden kınasalar da bu sonuçtan tarihi ve siyasi olarak sorumludur.
          Bu konuda yıllardan bu yana uyarılarımıza kulak vermeyen CHP üst yönetimi, neredeyse özellikle milli savunma alanında, Mavi Vatan hattında, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve en son yapılan ve devam eden BARIŞ PINARI harekâtında, Libya’ya sağlanan destekte,  Azerbaycan’nın Dağlık Karabağ’ın azat edilmesi için Ermenistan’a karşı verdiği haklı savaşında vb Türk Milli Devleti’nin fiilen karşıtı haline gelmiştir. 
          Artık 1930’lu yılları ve bütün devrimci geçmişi reddeden, HDP’nin PKK’ye gönderdiği çocuklarını Diyarbakır’da HDP binası önünde eylem yaparak bekleyen Kürt analarına asla destek vermeyen, ziyaret etmekten kaçan CHP üst yönetimi, Şeyh SAİTleri ve Seyyit RIZAları savunanların yanında yer aldığını da göstermiştir. 
          CHP üst yönetimi, Atatürk’ün kurduğu devrimci partinin yöneticileri olmadıklarını tescil etmişlerdir. Zaten bugünkü bazı yöneticiler tarafından yakın bir geçmişte “vakıf yapalım” dedikleri CHP, artık parti olmaktan da çıkarılmıştır.  ABD Başkanı BİDEN’in birlikte çalışalım diye talimat yolladığı bir sivil toplum örgütüdür. 
          Dünkü katliam sonrasında KILIÇDAROĞLU ve CHP üst yönetiminin ve kendilerine yakın basın ve yayım organlarının, televizyonlarının PKK’yi gizleme tutumları, bunların HDPlileşme eğiliminde epey yol aldıklarını ispat etmektedir. 
          Atatürk’ün CHP’sinden ideolojik kopuşu çoktan tamamlamış olan ve eylemsel olarak da giderek HDPlileşen CHP üst yönetimi ile bir ATATÜRKÇÜ olarak aynı parti çatısı altında kalmak, PKK/HDP ile bundan sonraki eylemlerine de ortak olmak anlamına gelmektedir. 
Bu nedenle bu üst yönetim ile bağlarımı resmen de koparmak zamanı gelmiştir. 
          İşgal altına alınan ve Atatürk’ün CHP’si ile artık bir ilgisi de kalmamış olan bu CHP’den (!) gönül huzuru ile, TÜRK MİLLETİ’nin “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” bir bireyi olarak İSTİFA EDİYORUM. 
Atatürk’ün CHP’si gibi köklerini, 1870'li yıllarda Namık Kemallere, Ziya Paşalara, Mithat Paşalara ve İttihat ve Terakkiye, ayrıca devamla Atatürk CHP’sine, 150 yıllık devrimci tarihe dayayan, ALTI OK’u parti programına koyan, 1930'lu yıllarda başlayan planlı halkçı, kamucu üretimi bugün de programına alarak esas alan VATAN PARTİSİ’ne üye oluyorum. 
BÜTÜN CHP ÜYELERİNE, SEÇMENLERİNE ÇAĞRIMDIR,   
          Nutuk okuduysanız, bir İstiklal Savaşı var ise geçmişinizde, kendinize Atatürkçü, yurtsever, vatansever, milliyetçi, halkçı ve ATATÜRKÇÜ diyorsanız; 
          CHP'nin, Türkiye'nin, TC'nin, Andımız'ın, Türk Milleti'nin birliğinin, vatanın bütünlüğünün, HDP kongrelerinde asla okumadıkları İstiklal MARŞI'mızın, kongre salonlarına asmadıkları Türk Bayrağı'mızın durumunun ve sonunun ne olacağına CEVAP VERİN!
          Atatürk sayesinde ve önderliğinde kazandığımız, içselleştirdiğimiz bu milli değerlerimizin durumu ve geleceği ne olacaktır? 
          Atatürk heykelleri ile Şeyh SAİT ve Seyyit RIZA'nın, APO'nun heykelleri aynı meydana mı dikilebilir mi? Dikilirse buna tahammülümüz olabilir mi? 
          Rengini şehit kanlarından alan şanlı Türk Bayrağı ile PKK'nin paçavrası, bütün eylemlerde, aynı rüzgârda aynı amaç ve hedefle dalgalanabilir mi?
          Bağımsızlık Savaşı'nda hayat bulan "Korkma!" diye başlayan Türk İstiklal Marşı ile Türk Milli Devleti'ne karşı isyanda şekillenen sözüm ona "Gerilla" marşı aynı salonlarda terennüm edilebilir mi? 
Bu kadar saf mıyız? Tarih bilincimiz nerede?
          Atatürk olsa, bugün, bu durumda ne yapardı?
          Kendiniz ATATÜRK olun!
          "Ben ATATÜRK'ÜM" deyin ve Atatürk gibi yapın!
          Bütün Atatürkçüleri, milliyetçileri, halkçıları, yurtseverleri, vatanperverleri, Atatürk’ü ve ALTI OK’u savunan parti üyelerini, partiye o veren seçmenleri 
          1930’LU YILLARIN CHP’SİNİ VE DEVRİMCİ GEÇMİŞİMİZİ REDDEDEN, PKK VE FETÖ VE ABD İLE KADERİNİ BİRLEŞTİREN CHP’DEN İSTİFA ETMEYE, KÖKÜNÜ 150 YILLIK DEVRİMCİ GEÇMİŞE VE ATATÜRK’ÜN ALTI OK’LU CHP’SİNE DAYAYAN VATAN PARTİSİ’NE ÜYE OLMAYA ÇAĞIRIYORUM. 
          ATATÜRK, ANCAK O ZAMAN HUZUR İÇİNDE  YATACAKTIR!

Av. İzzet Uludağ - 15-02-2021


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Hen?z Yorum Yap?lmam??..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2021 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA